27 Haziran 2015 Cumartesi

Hayat Paylaştıkça Güzel




Çevremizde ne olduğunu önemsemeden, gülerek yürüdüğümüz yollarda etrafımıza bakmamız lazım bazen. Geçmişimizde kullandığımız eşyalarımızı hep bizi biz yapan parçalar olarak görmüşümdür. 
Ne kadar geçmişte yaşamamak gerekse de anılarımız yaşantımızdan elimize kalan en değerli kazançtır. Bir zamanlar sizin yüzünüzü güldüren bir oyuncağınız ya da çoktan okuduğunuz bir kitap şimdi hayatınızda hiç görmeyeceğiniz ama sizin yardımınıza ihtiyacı olan bir çocuğun yüzünü güldürebilir, anılarında yer alabilir.



Kadiköy Belediyesi'nin önderliğinde yapılan kitap ve oyuncak paylaşım noktası, 
Caddebostan Kültür Merkezi'nin sokağında yer alıyor. Bizim için çok basit bir hareket başka birinin hayatına renk katabilir hatta hayatını değiştirebilir.

Paylaşmayla büyüyen mutluluk, çoğu mutluluk sebebinden değerli. 




Gömlek, Etek, Çanta: Zara
Babet: H&M

23 Haziran 2015 Salı

Bozcaada



12 ayın içinde en sevdiğim olan haziranın tüm güzellikleri ve şansıyla geleceğini biliyordum.
Tahmin ettiğim gibi sürpriz bir Bozcaada tatili ve yeni bir işle geldi.
Doğum günümün haziran ayında olmasıyla belki minik bir ilgisi vardır.

Buram buram tarih kokan ada sokaklarında yürürken, önünden geçtiğiniz her pansiyon ve butik otelde bir kere kalmak istiyorsunuz. Yaşadığımız yerde hiç alışık olmadığınız kadar huzurlu, sakin sokaklar, gökyüzünün en sonsuz hali, yeşilin ve kahverenginin her tonu Bozcaada'da yer alıyor.


Ayazma Plajı

Kalabalıktan çok sıkıldım, buz gibi ama masmavi deniz, yumuşacık kum ve kitap, müzik, bira üçlemesine her şeyden çok ihtiyacım var diyorsanız, doğru adres; Ayazma Plajı. 
Ayazma Plajı'nın hemen çaprazında yer alan Koreli Restoran'ı denemenizi tavsiye ediyorum.



Sandal Restoran

Rum Mahallesi'nde klasik Ege mavisi ve ahşaplarıyla dekore edilmiş Sandal Restoran, mezeleri ve ilgili garsonlarıyla bizi kalbimizden vurdu. İyinin her konuda hakkının verilmesi gerektiği ve emeğin pazarlığının olmayacağı söylenir. Sandal Restoran'ın en sevdiğimiz özelliklerinden biri kendilerine ait birçok farklı lezzetinin olması, tattığımız her şey mükemmeldi. Eğer bir gün yolunuz Bozcaada'ya düşerse bir gecenizi Sandal Restoran'a ayırmanızı tavsiye ediyorum.




Rüzgar Gülleri

Bazı yer ve anılar hiç unutulmaz hele yanınızda en çok kendiniz gibi hissettiğiniz, kendi oluşturduğunuz aileniz varsa. Bozcaada'daysanız yapmanız gerekenler arasında rüzgar güllerinin 600 metre ilerisinden girilen toprak yoldan geçerek, güneşin batımını izleyeceğiniz o alana gitmek. Yanınıza tadını asla unutmayacağınız Bozcaada Şarabınızı almayı unutmayın!


Bana en güzel anları yaşatan, en kocaman kahkahamda, en içten göz yaşımda, her anımda yanımda olan her şeyden çok sevdiklerim, iyi ki varlar.











Bozcaada Sokakları

Uzun zamandır duyduğum en güzel playliste sahip olan Destina Hotel'in mükemmel müzikleri eşliğinde mışıl mışıl uyumak çok huzurlu olsa da arkadaşlarım uyurken Bozcaada Sokaklarını keşfe çıktım. Bozcaada Destina Hotel'de malesef sadece bir gece kalabildik ancak kaldığımız bu kısa süre bile ne kadar severek bu işi yaptıklarını anlamamıza yetti. Bozcaada'ya gidiyorsanız ve nerede kalacağınızı bilmiyorsanız Bozcaada Destina Hotel mükemmel bir adres.



Kapıları her zaman çok sevmişimdir hem fotoğraf çekmek hem de uzun uzun bakıp biraz düşünmek için. Kapılar sizi dış dünyadan ayırır bazen tek kendiniz olduğunuz, ait hissettiğiniz yere açılır, bazen sizin için yeni bir fırsat yeni bir yol anlamına gelir, bazen de gidemediğiniz yol çalamadığınız kapı olarak kalır. Rum Mahallesi'nde rengarenk kapılar hem çok hoşuma gitti hem de içimde minicik bir hüzün bıraktı. Mor bir pencereden bakılan dünya, mavinin en güzel tonunda açılan bir kapıdan görülen dünya ne kadar kötü olabilir ki? Bozcaada'nın cennetle kesin bir bağı olduğuna karar verdim.


















Rengigül

Rengigül Konuk Evi 1800'lerden kalma eski bir rum evinin odalarından oluşuyor. Aynı zamanda evin sahibi de olan, başarılı girişimci Özcan Germiyanoğlu tarafından 1999 yılında adı konulmuş ve hizmete açılmış. Bozcaada'nın en renkli pansiyonlarından biri olduğunu ilk görüşte anlıyorsunuz. Kapılarını, pencere pervazlarını, cıvıl cıvıl biblolar, resimler, minik melekler süslüyor. Kapı girişinde sizi her renkten saksı sardunyaları karşılıyor ve size bu masal evinin içinde Ege Kahvaltısının tadını çıkarmak kalıyor.  



18 Haziran 2015 Perşembe

Frida Kahlo

Bir kadın düşünün kendi gerçeklerinin üstüne bir hayat kurmuş, kendi gerçeklerinin resmini çizmiş, resimlerin en güzelini, aşkın en tutkulusunu yaşamış ve bize kalıntılarını bırakmış. Sizi bilmiyorum ama Frida Kahlo'nun her sözü, hayata bakışı ve çizdikleri beni çok etkiliyor. Ressam, feminist, komünist ve aşık olarak tanımlanıyor Frida.



Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felciyle bir bacağı özürlü kalmış ve 18 yaşında geçirdiği bir trafik kazası sonucu bütün hayatı değişmiş, 32 amelihyat geçirmiş, sağ bacağını kaybetmiş ve yatağa bağlı kalmasıyla, annesinin yatağının üzerine astığı aynaya bakarak, babasının aldığı fırça ve tuvalle oto-portreler yapmıştır. Hayatının her alanı zorluklarla geçmesine rağmen zorluklarla baş etme yolu ve güçlü kişiliği beni en çok etkileyen özelliklerinden; yaşaması bile mucizeyken, yürümeyi başarabilecek kadar inatçı olması ve asıl savaşı olan, aşkı en tutkulu halde yaşaması. 

Mükemmel resimlerinin en etkileyici özelliği, ne bir akım derdi ne de toplumda ressam olarak yer edinme amacı bulunmadan yapmış olması. 


Yirminci yüzyılın popüler kültür ikonu haline gelen Frida Kahlo, birçok kişinin ilham kaynağı. Sanatı sürrealist(gerçek üstü) olarak tanımlanmıştır ancak kendisi bunu reddetmiştir, çünkü ona göre çizimleri kendi gerçeğini ve hayatı görüş tarzını yansıtmaktadır.





Seni Sevmekten Ne Zaman Vazgeçtim? 

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. 

Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim. 

Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim. 

Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. 

Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. 

Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden 'sen' olduğun için vazgeçtim. 

Bencil olduğun için vazgeçtim.

Bunlardan sadece bir tanesi bile senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi. 

Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. 

Bu yüzden senden vazgeçtim.

Frida Kahlo

Bu yazı, Frida Kahlo'nun ondan yirmi bir yaş büyük, çapkınlığı ve sadakatsizliği ile bilinen Diego Rivera'dan vazgeçtiğini anlatan mektup olarak geçer. Ancak bence aslında hala vazgeçmediğini gösterir, bir kadın vazgeçtiğinde ve umudunu kaybettiğinde söyleyecek bir şeyi kalmamıştır sadece gider. 



Başka bir mektubunda ise şöyle der; Seni sevmeye başlayalı uzun zaman oldu. Küçük bir kız çocuğuydum, seni sevmeye başladığımda. Şimdi ise bedeni çürümeye başlayan yaşlı bir kadınım. Bütün bedenler çürüyor aslında Diego'm. Eskiyor bütün bedenler. 

Ama acı çeken bir yüreği var ise, daha hızlı çürüyor o beden.

Benim acı çeken bir yüreğim var Diego, seni sevmeye başladığım günden beri acı çeken bir yüreğim var.

 Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı bu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın Diego.

Senin çirkin olduğunu söyleyen annemden nefret ettim, sana benim gibi bakmayan herkesten. Senin güzelliğini görmeyenleri anlayamadım hiç.

Kurbağa sevgilim, Diego'm. Bana dünyanın en büyük acısını yaşattın sen. Günden güne öldüm seni sevmeye başladığım ilk andan itibaren. 

Sevgilim, bir daha gelseydim dünyaya yine seni severdim.