11 Mayıs 2015 Pazartesi

Don't bother me, I'm dreaming




Bir sabah uyandığınızda, gün içinde, trafiğin ortasında ya da tüm gün geride kalıp upuzun yeni bir gün için gözlerinizi kapatmadan önce gerçekten ne istediğinizi düşünün. 
Bu aralar çevremde koşuşturan insanlara baktığımda aklıma durmadan aynı sorular geliyor;
'Hayalindeki kişi acaba yanındaki kişi mi?' ve 'Koşarak gittiği ve yorgun döndüğü işi kendisini tanımlıyor mu?'

Mutluluk bulunan bir şey değil, önce oluşturmak gerekir sonra büyütmek, sahip çıkmak ve asla bırakmamak. Aynı dışarıdan incecik gibi gözüken ama asla kırılmayan deniz kabukları gibi.


Uğrunda savaşıp asla vazgeçmeyeceğiniz en derinden gelen hayalleriniz olsun. 
Gerçekten istiyorsanız, elde etmek için elinizden gelen her şeyi yapın, seviyorsanız dillere destan sevin, vazgeçiyorsanız bir daha asla arkanıza bile bakmayın.
 İşin özü ne yapıyorsanız tam yapın.

Bazı insanların hayat tarzı 'olsa da olur olmasa da olur'dur. 
O insanları sonbahar yapraklarına benzetirim, 
rüzgardır onlara yön veren, en güçlü esinti ne taraftan gelirse o tarafa giderler. 
O insanlardan olmayın. 
Gözünüzü kapatın, hayal edin, dua edin, isteyin ve elde edin. 
Hayatınızda da böyle insanlara yer verin. 






Kolye: Van Cleef & Arpels
Ayakkabılar: Nike
Pantolon: H&M
Tişört: Zara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder