17 Ekim 2014 Cuma

Azıcık kahve azıcık yazı

Yazmayı ve düzenli günlük/ajanda kullanmayı seviyorum çünkü yaşadığımız gün içinde neler hissettiğimizi, yüzümüzü güldüren minik detayları, kırgınlıklarımızı yaşıyoruz ve unutuyoruz. İçimde öfkesi, üzüntüsü ya da ilk gün ki gibi heyecanı kalmasa da neler yaşadığımı ve ne hissettirdiklerini unutmak istemiyorum. Okuduğum bir Japon atasözüne göre, Her karşılaşma ayrılığın başlangıcıdır. Bugün de benim için bir ayrılık günü.


Doğduğumuz andan olduğumuz yaşa gelene kadar birçok engelden geçipbirçok heycanı, üzüntüyü, mutluluğu arkamızda bırakıyoruz.Aslında bu uzun yolun tek bir sebebi var, kendimizi bulmak. Yapacağımız iş, kuracağımız aile, kendi arkadaşlarımızdan oluşturduğumuz ikinci ailemiz hepsi tüm çabalarımızın düzenli sonucu. Bu yolda ön planda tuttuklarım, Hayatta en büyük şansım olan canım ailem, ailemden sonra en büyük şansım olan arkadaşlarım ve kendi isteklerimle, öğrendiklerimle oluşturduğum hayallerim.


Her attığımız adımın belli sonuçları oluyor. En önemlisi de ne olduğumuzu ve ne olmadığımızı görüyoruz. Bu yüzden pişman olmamalı kimse yapılan şeylerden, verilen kararlardan. O an öyle karar verdiyseniz, ya hayırlısı budur ya da en kötü ihtimalle canınız öyle istemiştir ve daha da başka sebebe gerek yoktur.


Herkesin hayatın akışından sıyrılıp, ara ara olmak istediği yerde mi? Mutlu mu? İstediği gibi mi yaşıyor ve bunun için ne yapıyor? diye sorgulması gerektiğini düşünürüm. Böylece kendimize bir dur deyip devam ya da tamam deriz. Bugün bir ayrılık günü ancak mutsuz birgün değil. Her şeyin daha da güzel olacağına inandığım kocaman umut dolu birgün.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder