30 Aralık 2010 Perşembe

Uzun zamandır bloguma birşeyler yazamıyordum günlerim okuldan eve yorgun gelip uyuyup, ödev yapmakla ya da çalışmakla geçip tekrar uyuduğum için. Şimdi de saat 2.30 da ödevimi yaparken yaşadıklarını ve duygularını iyi anlattığını düşündüğüm ve takip etmeyi de sevdiğim bir bloggerın yazısını paylaşmak istiyorum. Sizinde takip etmenizi tavsiye ediyorum.
kaynak: http://www.parisinbed.blogspot.com/

'' Annemden ne öğrendim ? Hatta annem artı sizin bilmediğiniz 4 kişiden daha.. Biz bir ekibiz.. Gerçi birimiz öldü ama olsun. Anılarımızda yaşıyor 6lı günlerimiz.

*Pazar sabahları sevdiğin insanlarla kahvaltı yapmanın keyfini öğrendim mesela.. İki kişi odama gelip beni kaldırmaya çalışan insanlara naz yapmayı öğrendim.. Üç defadan önce kalkmamayı sonra gözlerimi ovuştura ovuştura sofraya oturmayı. Prenses olmayı ve istediğim gevreği seçmeyi öğrendim. Her seferinde çaya attığım şekerin alay konusu olmasını.. Anneannemin hep en sevdiğim reçelden yemem için ısrar etmesini..

* Cuma geceleri arkadaşları ekerek evde akşam yemeği yemeyi öğrendim.. Sevdiğim 4'lü ile. Kim daha çok kola içti kavgası yapmayı ve her yemekte sen 1 yaşında mı doğdun diye başlayan ve bütün çocukluk anılarına dönülen sohbetlerde içten gülmeyi öğrendim.. Yağlı boya kokusunda televizyon izlemeyi, birisi bir şey anlattığı zaman saçma sapanda olsa dinlemeyi öğrendim...

*Yaraları saklamayı öğrendim, yaraları önemsememeyi öğrendim aslında. Eve dönünce geçer bütün yaralar çünkü.. Evde yaralar aptalca bir diziyi bahane ederek gözlerimizden akan iki damla yaşla akar gider. Evde incinmez Paris, çünkü Parisi incitecek kadar değerli değildir hiçbir şey evde. Annemden incinmemeyi öğrendim

*Erkekleri önemsememeyi öğrendim evde. Ne kadar kötü geliyor kulağa. Evet bunu öğrendim. Kalbim usul usul çarpmaya başladığında kurduğum cümlelerin arkasına amaan biri gelir biri gider demeyi öğrendim.

*Sevdiğin insanların sevdiği şeyleri sevmeyi öğrendim evde..

*Aşkın ne olmadığını öğrendim. Mutsuzluk getiriyorsa aşklar, gitmeleri gerek, onu öğrendim..

*Vazgeçmenin kolay olduğunu öğrendim. Güçlü olmayı öğrendim.. Öğrenmeye çalıştım, en azından güçlü görünmeye çalıştım.

*Hep masum olmayı öğrendim evde. Yaptığım tüm kötü şeylere rağmen haklı olmayı öğrendim.
Ne yaparsam yapayım masum kalmayı öğrendim.

* Sevdiğim insanları evime getirmeyi öğrendim. Evimde onlarla olmayı, ''evde'' olmayı öğrendim.
Evin ne olduğunu öğrendim. Huzurlu olmayı öğrendim. Sana sesini yükselten hiç kimsenin senin evine giremeyeceğini, girmemesi gerektiğini öğrendim.. Girdiyse de geldiği gibi gitmesi gerektiğini öğrendim.

* Aslında şimdi bakınca sevmeyi öğrendim. Sevmesem bile sevgiyi göstermeyi öğrendim. Dokunmayı öğrendim. İnsanlara dokunmayı, onların hayatlarına dokunmayı öğrendim. Hayatı güzelleştirmeyi öğrendim. Güzel bir ruh edindim evde.

*Sevdiğim insanları mutlu etmeyi öğrendim. Sevdiğim insanları hep haklı kılmayı öğrendim. Adalet ve fikir ayrılıkları kaybolup gitti evde. Evde hep sevdiğin insanların haklı olmasını öğrendim.

*Sevdiğim insanları savunmayı öğrendim.

*Para harcamayı öğrendim. Parayı önemsememeyi öğrendim. Sevdiğim insanlar için para harcamanın keyfini öğrendim.

*Kitapları sevmeyi öğrendim. Kitap almayı öğrendim. Kitap okumayı öğrendim.

* Gece yatarken üşenmeden ışığı kapatmayı öğrendim. Gece birinin bana su getirmesini öğrendim.

* Üşenmeden soyulup bana getirilen meyveyi naz yaparak yemeyi öğrendim. Aslında birazcık şımarık olmayı öğrendim.

* İstemediğim yerlere gitmeme özgürlüğünü öğrendim. (Okul dahil) İstemediğim şeyleri yapmam için zorlanmamayı öğrendim. İnsanları zorlamamayı öğrendim.

Kısaca sevmeyi- sevilmeyi- huzurlu olmayı- bilmem paris olmayı öğrendim aslında. ''

3 yorum:

  1. Aa çok şaşırdım.. Sevindim yayınlamaya değer bulmana :)

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim :) mutlu oldum yayınlayacak kadar beğenmene :)

    YanıtlaSil